1. Haberler
  2. MODA
  3. Meme kanseri atlası, hastaların tedavi seçimlerini kolaylaştıracak

Meme kanseri atlası, hastaların tedavi seçimlerini kolaylaştıracak

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Vanderbilt-Ingram Cancer Center tarafından geliştirilen yeni bir moleküler harita, meme kanserinin farklı formlarını tanımlayarak, tedavi seçiminde kişiselleştirilmiş yaklaşımlar sunuyor.

Çalışmanın Ayrıntıları

3 Kasım tarihinde Cell Reports Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, Vanderbilt-Ingram Cancer Center araştırmacıları, 22 bağımsız çalışmadan elde edilen 7.600’den fazla tümörden oluşan en büyük transkriptomik haritalardan birini oluşturdu. Transkriptom, bir tümör tarafından üretilen RNA moleküllerinin tamamını ifade ediyor ve gen ekspresyonu ile diğer moleküler özellikler hakkında biyolojik detaylar sunuyor.

Yeni Bulgular ve Klinik Uygulamalar

Çalışmanın baş yazarı Brian Lehmann, “Meme kanseri atlası, hastalığın moleküler çeşitliliğini benzersiz bir şekilde ortaya koyuyor ve farklı klinik sonuçlar, biyolojik özellikler ve tedavi hassasiyetleri ile ilişkili farklı tümör popülasyonlarını gösteriyor” dedi. Araştırma, meme kanserinin geleneksel sınıflandırmalarının klinik olarak önemli farklılıkları tam anlamıyla yansıtmadığını ortaya koydu.

Yeni Tedavi Seçenekleri

Atlas, hormon reseptörleri düşük meme kanserlerinin, geleneksel olarak ER-pozitif olarak tedavi edilen ER-negatif hastalıklara daha çok benzediğini ve dolayısıyla farklı tedavi yaklaşımlarına ihtiyaç duyabileceğini gösteriyor. Ayrıca, HER2 pozitif tümörlerin belirli türdeki HER2 kinaz inhibitörlerinden yararlanabileceği alt gruplar tanımlandı.

Moleküler Haritanın Yapısı

Geliştirilen atlas, meme kanserlerini ortak moleküler özellikler, tedavi yanıtları ve klinik sonuçlar paylaşan birbirine bağlı kümeler halinde grupluyor. Harita, biyolojik olarak ilişkili tümör popülasyonlarının farklı “adalar” oluşturduğu bir arşipelaga benziyor. Araştırmacılar, bu harita sayesinde hastaların tümörlerinin en uygun tedavi seçeneklerini belirlemede kullanılabileceğini öngörüyor.

Gizli Formların Keşfi

Lehmann, “Bazı en önemli bulgular, gözden kaçan tümörlerden geldi” diyerek, mevcut sınıflandırma sistemlerinde sıkça tanınmayan kötü sonuçlar veren hasta popülasyonlarını tanımladıklarını belirtti. Ayrıca, FGFR1’in potansiyel bir tedavi hedefi olabileceğini vurguladı.

Gelecek Adımlar

Bu atlasın yanı sıra, araştırmacılar standart bulk RNA dizileme verilerini kullanarak tümörleri alt tiplere atayabilen bir araç da geliştirdi. Lehmann, “Bir sonraki kritik adım, bu transkripsiyonel alt tiplere dayalı tedavi kararlarının hasta sonuçlarını iyileştirip iyileştirmediğini belirlemek için prospektif testler yapmaktır” dedi. Bu atlas, hastaların tümörlerinin biyolojisine dayalı olarak tedaviye eşleştirilmesini sağlamak için bir yol haritası sunuyor.

Uygulama Alanları

Vanderbilt Health’ten Xin Sun, çalışmanın ilk yazarıdır. Araştırma, yalnızca meme kanseri ile sınırlı kalmayıp, geniş bir hastalık yelpazesinde transkriptomik, proteomik ve diğer büyük ölçekli moleküler verilerin entegrasyonuna uygulanabilir.

Meme kanseri atlası, hastaların tedavi seçimlerini kolaylaştıracak
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter