Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, ekonomik büyümenin yalnızca üretim artışından ibaret olmadığını, insan kaynağının daha etkili bir şekilde ekonomiye kazandırılmasının da önemli olduğunu vurguladı. Karagöz, kadınların iş gücüne, girişimciliğe ve liderliğe daha güçlü bir şekilde katılımının Türkiye’nin gelecekteki büyüme hikayesinin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
TSPB’nin açıklamasına göre, 45 ülkeden kadın liderler, bakanlar, şirket yöneticileri ve girişimciler, İstanbul’da “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” temasıyla düzenlenen 2026 Küresel Kadın Zirvesi’nde bir araya geldi. Zirvenin “Türkiye ile İş Yapmak” oturumunda konuşan Karagöz, Türkiye’nin köklü üretim kültürü ve stratejik konumuyla 1,6 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüklüğüne sahip dinamik bir ekonomi olduğunu belirtti.
Karagöz, Türkiye’nin potansiyelinin, özellikle kadınlar gibi daha geniş bir katılımla harekete geçirilmesinin önemine dikkat çekti. Ekonomik büyümenin bir sonraki aşamasının insan kaynağını etkin bir şekilde kullanmak olduğunun altını çizen Karagöz, kadınların bu süreçteki rolünün kritik olduğunu dile getirdi.
Son on yılda Türkiye’nin yüzde 6,3 büyüme performansıyla yalnızca bir yükselen pazar değil, aynı zamanda üretim, dayanıklılık ve bağlantısallık üzerine kurulu bir büyüme platformu haline geldiğini ifade eden Karagöz, güçlü sanayi altyapısının ve genç, uyum sağlayabilen nüfusun Türkiye’yi küresel değer zincirlerinde daha önemli bir aktör haline getirdiğini söyledi.
Kadınların kalkınma ve büyüme hikayesinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Karagöz, kadınların yalnızca bu dönüşümün bir parçası değil, aynı zamanda en temel yapı taşı olduğunu belirtti. Kadınların iş gücünde, girişimcilikte ve liderlikte daha güçlü bir şekilde temsil edilmesinin toplumsal ilerleme ve ekonomik büyüme için önemli bir etken olduğunu kaydetti. Karagöz, hedeflerinin üretim mirasını ve insan sermayesini daha fazla AR-GE ve yüksek katma değerli inovasyon ile birleştirerek Türkiye’yi küresel ekonomide daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir geleceğe taşımak olduğunu dile getirdi.