1. Haberler
  2. KADIN
  3. Menopoz Sonrası Pelvik Taban Sorunlarına Dikkat

Menopoz Sonrası Pelvik Taban Sorunlarına Dikkat

Menopoz sonrası östrojen seviyesinin düşmesiyle pelvik taban kaslarında zayıflama görülüyor. Uzmanlar, bu sorunların tedavi edilebileceğini vurguluyor.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasının pelvik taban kasları ve bağ dokularında zayıflamaya yol açabileceğini ifade etti. Özcan, idrar kaçırma, pelvik ağrı ve organ sarkmaları gibi sorunların yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak algılanmaması gerektiğini belirtti. Uygun tedavi yöntemleri ile bu sorunların büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurguladı.

Menopoz Wellness Komitesi’nden Prof. Dr. Özcan, menopoz sonrası dönemde kadın vücudunda birçok değişiklik meydana geldiğini söyledi. Pelvik tabanın, mesane, rahim, vajina ve bağırsak gibi organları destekleyen kas ve bağ dokularından oluştuğunu belirten Özcan, bu bölgenin idrar ve dışkı kontrolü, organların anatomik konumlarının korunması ve cinsel fonksiyonların sürdürülmesi açısından önemli bir işlevi olduğunu dile getirdi.

Östrojen seviyelerinin düşmesiyle bağ dokusunda kolajen kaybı yaşandığını ifade eden Özcan, bu durumun pelvik taban kaslarının gücünde azalmaya neden olduğunu aktardı. Ayrıca, mesane duyarlılığında artış olabileceğini de sözlerine ekledi. Bu değişiklikler sonucunda kadınlarda idrar kaçırma, sık idrara çıkma, pelvik organ sarkmaları, kabızlık, pelvik ağrı ve cinsel fonksiyon bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Ancak bu şikayetlerin tedavi edilebilir sağlık sorunları olduğuna dikkat çekti.

Hapşırma, öksürme veya gülme gibi durumlarda idrar kaçırmanın, pelvik taban kaslarının zayıflaması ve destekleyici yapıların yetersizliği nedeniyle gelişebileceğini belirten Prof. Dr. Özcan, bu durumun kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Pelvik taban rehabilitasyonunun amacının kasların güçlendirilmesi ve bölgenin fonksiyonel kapasitesinin artırılması olduğunu belirtti.

Tedavi sürecinin ayrıntılı bir değerlendirme ile başladığını ve her hastaya özel programlar oluşturulduğunu vurgulayan Özcan, bu programların pelvik taban kas egzersizleri, biofeedback uygulamaları ve manuel terapi yöntemlerini içerebileceğini ifade etti. Ayrıca hastalara yaşam tarzı düzenlemeleri, fiziksel aktivitenin artırılması ve sağlıklı beslenme konularında da eğitim verildiğini belirtti. Doğru değerlendirme ve pelvik taban rehabilitasyonu ile birçok hastada şikayetlerin belirgin şekilde azaltılabileceğini ve yaşam kalitesinin artırılabileceğini söyledi. Bu nedenle, idrar kaçırma, pelvik ağrı veya sarkma hissi yaşayan kadınların uzman desteği almasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Menopoz Sonrası Pelvik Taban Sorunlarına Dikkat
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter