“Philips Home Report 2026” araştırması, Türkiye’deki katılımcıların %70’inin evdeki düzenin baş mimarı olarak annelerini gösterdiğini ortaya koyuyor. Aynı katılımcıların %58’i, annelerinin günlük sorumluluklar nedeniyle zaman zaman yorulduğunu belirtiyor. Bu veriler, evdeki düzenin tek bir kişinin omuzlarında yükselen sessiz bir emek olduğunu gözler önüne seriyor. Düzenli bir yaşam alanı veya hazırlanan bir sofra, bu yükün yalnızca görünür yüzünü yansıtıyor.
Araştırma, annelere dair en güçlü anıların, yapılan işlerden ziyade yaratılan duygularla şekillendiğini gösteriyor. Katılımcılar, çocukluklarına dair en çok güvende hissettikleri ve değer gördükleri anları hatırlıyor. Küresel veriler de benzer bir durumu ortaya koyuyor; hasta olunduğunda annenin yanında olması (%47) ve mutfaktan gelen yemek kokusu eşliğinde onun varlığı (%43) en derin izleri bırakan anlar arasında.
Bu duygular, yetişkinlikteki davranışlara da yansıyor. Dünya genelinde temiz ve düzenli bir ev kurmak (%47), birlikte yemek yemek (%42) ve sıcak bir atmosfer yaratmak (%41) en çok benimsenen ebeveyn alışkanlıkları arasında. Türkiye’de ise bu mirasa kahve eşlik ediyor; katılımcıların %39’u ebeveynlerinin çay ya da kahve yapma alışkanlığını kendi evlerinde sürdürüyor.
Bu farkındalık, Anneler Günü beklentilerini de değiştiriyor. Katılımcıların %64’ü annelerinin günlük hayatını kolaylaştıran hediyeleri daha anlamlı buluyor. Ancak %49’u annelerine yeterince destek olamadığını ifade ediyor. Bu iki oran arasındaki fark, sembolik kutlamalardan ziyade somut destek beklentisinin arttığına işaret ediyor.
Versuni Türkiye Genel Müdürü Esin Karadede, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, evin yuvaya dönüşmesinin çoğu zaman fark edilmeyen bir süreklilikle sağlandığını vurguladı. Kahve hazırlamak, sofralar kurmak ve ütü yapmak gibi küçük ama önemli yüklerin, annelerin yıllar boyunca taşıdığı sorumluluklar olduğunu belirtti. Karadede, annelere hayatı kolaylaştıran hediyelerin tercih edilmesinin, yalnızca bir tüketici davranışı değil, aynı zamanda bir sorumluluk tanımı olduğunu ifade etti.